jump to navigation

EY GAFİL İNSAN! Mayıs 1, 2007

Posted by muradu in şiirlerle menkıbeler.
add a comment

Sa’düddîn-i Kaşgârî“, ilim ehli bir zâttı.

İşi, müslümânlara öğüt ve nasîhattı.

 

Bir vâzında dedi ki: (Ey insan, ol ki âgâh,

Hiç ummadığın anda, ecelin gelir nâgâh.

 

İyi bil ki bu dünyâ, bir “rüyâ“dır nihâyet.

Bu rüyâdan, “ölüm“le uyanırsın sen elbet.

 

Bir yere girersin ki, karanlık, dar bir kabir.

Ve suâle çekerler seni �Münker� ve �Nekîr�.

 

Ebedî kalacağın, iki yer vardır ki hem,

O, ya �Cennet� olacak, ya mâlesef �Cehennem�.

 

Bunlara çok yakında olacaksın âşinâ.

Öyleyse uyan çabuk, al aklını başına.

 

Bunları düşünmekten, var mı daha mühim iş?

Gafletten uyanmazsan, fecî olur bu gidiş.

 

Ey dünyâ lezzetine aldanan gâfil insan!

Ölüm“e hazırlan ki, elinde fırsat şu an.

 

İnsanları bekliyor, Cehennemin ateşi.

Öyle şiddetlidir ki, bulunmaz aslâ eşi.

 

Bilse idi bunları, koyun ile sığırlar,

Yemeğe, bir lokma et bulamazdı insanlar.

 

Zîrâ kederlerinden, hiç yemezlerdi, hattâ.

Bu yüzden, deri kemik kalırlardı âdetâ.

 

Kıyâmet günü” için şimdiden yap ki azık,

Yanarsın aksi hâlde, kendine etme yazık.

 

Hazırlıklı olanın, aslâ olmaz zararı.

Cennet bahçelerinden, bahçe olur mezârı.

 

Bir kul ki, hazırlanmaz ve etmezse hiç esef,

Mezârı, Cehennemden çukur olur mâlesef.)

 

Bir gün eshâbı kirâm, Resûlden etti suâl:

(Kim, insanlar içinde bulur izzet ve kemâl?)

 

Buyurdu ki: (Ölümü en fazla yâd edendir.

Ve ona hazırlıkta, acele eyliyendir.)

 

Sordular ki: (Günâhtan etmek için ictinâb,

Ne gibi tedbîrleri almamız eder îcâb?)

 

Buyurdu: (Çıkarmayın ölümü yâdınızdan.

Zîrâ ecel, sür�atle geliyor ardınızdan.

 

Bir de hiç unutmayın ve bilin ki muhakkak,

Sizin her işinizi, görüyor cenâb-ı Hak.

 

Ölüm“, müslümânlara hediyedir, nîmettir.

Günâhı olanlara, acı bir musîbettir.

 

Hazırlıklı olursa ölüme bir müslümân,

Sevinir, ferahlanır eceli geldiği an.

 

Îmân ile” gidince hele o âhirete,

Bayramdır onun için, erer büyük devlete.

 

Melek-ül mevt gelerek, söyler ki o mü’mine:

(Hiç korkma, gidiyorsun Erhamürrâhimîne.

 

Cennet seni bekliyor, çok sevin, gülsün yüzün.

Artık hiç olmıyacak sana keder ve hüzün.)

 

O kişi, bu hitâbla olduğunda müşerref,

Erer büyük devlete, bu, ne büyük bir şeref.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.